Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

7 Haziran 2014 Cumartesi

İSLAMDA HASET(KISKANÇLIK)






İSLAMDA HASET(KISKANÇLIK)
HASET(KISKANÇLIK): Çekememek, başkasında olan sağlık,zenginlik, ve benzeri nimetlerden dolayı rahatsız olarak o kişiden o nimetin gitmesini sağlamak; kalpte bulunan ve insanı kötülüklere sürükleyen en önemli ve gayri ahlaki huylardan,özelliklerden, hastalıklardan birisidir.Bilgisizlik ve tamahkarlığın(aşırı mala düşkünlük) birleşmesinden doğar. En çokta akraba ve yakın arkadaşlar arasında görülür. Sayın okurlarım haset zararları itibariyle atom bombasından daha tehlikelidir. Nasıl ki atom bombası atıldığı yeri mahvedip yok ederse hasette o bomba gibi tehlikelidir, daha da korkunçtur,beladır,musibettir, Biliniz ki haset girdiği kalbi mahveder ve yok eder. O kalpte kin,nefret,ve her türlü kötülük yerleşir ve iyilik namına hiçbir şey kalmaz. Hasedin insana ve topluma verdiği zararı saymak mümkün değildir.Bu zararlara geçmeden önce hasedin tarihçesi nedir ne zaman başlamıştır.Haseti kimler başlatmıştır, haset kimlerin işidir. Haset hakkında Kuran-ı Kerim ne buyurmaktadır. önce bunlara bir göz atalım.Haset ve kibir şeytanın işidir.Şeytanın amelidir, şeytanın yoludur. Haset eden kişi şeytanın dostu,arkadaşı,kankası,yoldaşı,kölesi,askeri,emir eri olmuştur. Şeytan kıskançlığı yüzünden meleklerin başı iken cennetten kovulmuş ebedi cehennemlik olmuştur. Buna rağmen kıskançlığına son vermemiş Adem ile Havvanın cennette olmalarını kıskanarak bin bir hile ile onlarında cennetten kovulmalarına sebep olmuştur. Bununla da yetinmemiş Ademin soyundan kıyamete kadar gelecek tüm insanların cehenneme girmelerini sağlamak için her türlü desise ve hileye baş vurmaktadır. Ve başvuracaktır. Bununla da yetinmeyip insanların kalplerine kıskançlık tohumları ekerek hem kendilerini hem de toplumu mahvetmelerine sebep olmaktadır.
HASET AYETLERİ
AYET:(Bakara.34-35-36 )”Hani biz meleklere Ademe secde edin demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi. Ve büyüklük tasladı(ve kıskandı) böylece kafirlerden oldu. Biz ey Adem sen ve eşin havva beraberce cennete yerleşin orada kolaylıkla istediğiniz zaman her yerde cennet nimetlerinden yiyin. Sadece şu ağaca yaklaşmayın. Eğer bu ağaçtan yerseniz. her ikinizde kendine kötülük eden zalimlerden olursunuz. dedik.Şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi.ve içinde bulundukları cennetten onları çıkardı.Bunun üzerine bir kısmınız diğerine düşman olarak inin yeryüzüne sizin için barınak ve belli zamana kadar yaşamak vardır. Dedik:”
AYET:(Nisa.118-121)Allah onu(şeytanı)lanetlemiş oda yemin ederim ki kullarından belli bir pay edineceğim.(bir kısmını kendi yoluma çekecek cehennemlik yapacağım.) demiştir. Onları mutlaka saptıracağım muhakkak onları boş kuruntulara boğacağım., kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar.(putlar için) nişanlayacaklar. Şüphesiz onlara emredeceğim de Allahın yarattığını değiştirecekler. Dedi.Kim Allahı bırakırda şeytanı dost edinirse şüphesiz apaçık ziyana uğramıştır. Şeytan onlara söz verir ve onları ümitlendirir. Halbuki şeytanın onlara söz vermesi aldatmacadan başka birşey değildir.İşte onların yeri cehennemdir. Onlar kaçıp kurtulacak bir yerde bulamayacaklardır.”
AYET:(isra.61)”Meleklere Ademe secde edin demiştik. İblisin dışında hepsi secde ettiler. İblis ben dedi çamurdan yarattığına secdemi ederim.”
Sayın okurlarım bu ayetlerden de açıkca anlaşıldığı gibi kıskançlık ve kibir şeytanın işidir,sanatıdır,amelidir yani kıskanan ve kibir eden kişi şeytanın ta kendisidir. Nitekim Allah(cc) bakınız ne buyuruyor. AYET:(Felek. 1-2-3-4-5)”(guleğuzu birabbilfelek) Deki feleğin(alem) rabbine sığınırım.(kimden Allaha sığınalım)(veminşerri hasidin iza haset)” Haset ettiği zaman hasetcinin şerrinden”(kim bu haset edenler)(minelcinneti vennas)”cin ve insan şeytanları.” Bu ayetlerden de açıkca anlaşıldığı gibi haset edenler yani kıskananlar şeytanın ta kendileridir.Bir insanın hem kıskanç olup hemde cennetlik olması mümkün değildir. Bunu iddia etmek şeytan da cennete girecek demek kadar gülünçtür. Çünkü haset eden kişi sadece şeytan değil aynı zamanda kafirin de amelini işlemektedir. Neden? diye sorarsanız işte cevabı.
KISKANÇ ALLAHIN TAKDİRİNE KARŞI GELMEKTEDİR
AYET.(Necm.49)” Zengin kılanda fakir kılanda Allahtır’’
AYET:(Rad. 26) ”Allah dilediğine rızgını bollaştırır, dilediğinede daraltır.”
AYET:(Bakara. 105)” Halbuki Allah rahmeti dilediğine verir.
AYET:(Yunus. 107)” Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa onu yine ondan başka giderecek yoktur.Eğer sana bir hayır dilerse onun keremini geri çevirecekte yoktur. O hayrını kullarından dilediğine eriştirir. Ve o bağışlayandır, esirgeyendir.”
AYET:(İsra. 30)” Rabbin rızgı dilediğine bol verir dilediğine daraltır. Şüphesiz ki o kullarından haberdardır. Çok iyi görür”
AYET:(Kasas. 82)”Demek ki Allah rızgı kullarından dilediğine bol veriyor dilediğine de az.” Bu ayetlere benzer birçok ayet Kuran-ı kerimde mevcuttur. Görüldüğü gibi Allah(cc) Zenginliği ,hayrı ve rızgı dilediği kimselere bol vereceğini dilediği kimseleri de fakir bırakacağını bildirirken kıskanç bir insanın Zengini kıskanması Allahın emirlerine karşı gelmek bu ayetleri inkar etmek değil midir? Allahın takdirine karşı gelmek ayetlere inanmamak şirk değil midir? Bu ayetler bize şunu gösteriyor ki. Hasidin haset etmesi kıskançların zengini kıskanması onların ellerindeki zenginliğin yok olması için çabalamaları. boşuna gayrettir. Çünkü yukarıdaki ayetlerde Allah(cc) zenginin elinden varlığını kendi izni olmadan hiç kimsenin alamayacağını açıkça belirtiyor. Yani kıskanç kişi ne kadar çabalarsa çabalasın zenginin elinden malını alamaz. Ancak kendine ve topluma zarar verir. Ayrıca Allah(cc) haset etmenin kendisine isyan olduğunu şu ayette açıkca belirtiyor.
AYET:(Nisa.54)”Yoksa onlar Allahın lutfundan verdiği şeyler için haset mi? ediyorlar.” Görüldüğü gibi Allahın verdiği nimetleri kıskanmanın Allahın lutfunu kıskanmak olduğunu bildiriyor. Kıskanç insanlar aynı zamanda Allahın adaletini beğenmiyor demektir. KISKANÇ ALLAHIN ADALETİNİ BEĞENMİYOR DEMEKTİR
AYET:(Zuhruf.32)”Bak birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık.” Bu ayette Allah(cc) Dünya düzeninin devamı için , hayatın devamı için insanların kimisini zengin kimisini de fakir kıldık buyuruyor. Doğrusu bu değil mi? herkes zengin olsa hizmeti kim yapacak memurluk, ustalık, aşcılık ,temizlikcilik, amelilik v.b kim yapacak Dünyanın düzeni bozulur. Herkes fakir olsa da öyledir. Öyle ise herkesin zengin olmak istemesi ve kıskançlığı Allahın koymuş olduğu adalete baş kaldırmaktır. İşte kıskancın(hasetcinin) kafirin yolunda olduğunu bildiren açık ayet.
(Bakara. 120)” Size bir iyilik isabet etse kafirler fenalaşır. Başınıza bir musibet gelse buna da sevinirler.” Demek ki ey kıskanç insan neymiş sen kafire benzedin ben değilim diyorsan yukarıdaki ayete bak eğer arkadaşın, akraban, eşin dostun güzel bir ev veya araba aldığında üzülüyorsan ,kıskanıyorsan, eğer akrabanın,arkadaşının,eşinin dostunun başına kötü bir şey geldiği zaman seviniyorsan hiç zorlama direkt kafirin yoldaşısın. Bakara 120 ayeti bir kere daha oku tefsirleri araştır. müslümanı kıskanan kafirin yoldaşıdır. vesselam.
AYET:(İsra.7)” İyilik edende kendine kötülük edende kendine eder.” Ey bilmeyerek kafir ve şeytanın yolunda olan kıskanç kişi sen kimseye kötülük yapamazsın çatlasan da patlasan da zengine bir zarar veremezsin ancak kendine ve çevrene zarar verirsin. Hırsından, öfkenden kuduruyorsun. Hasetin ateşi ciğerlerini yakıyor. Ne gece uyku uyuyabiliyorsun nede gündüz kendini işe verebiliyorsun. acılar içinde kıvranıyorsun. Halbuki karşındaki insan varsın zengin olsun sana ne zararı var. Onun zenginliğinden elbet fayda görürsün fayda görmesen bile en azından senden istemez sana zararı olmaz. Aslında akıllı insan düşmanın bile zengin olmasını ister neden? Çünkü düşmanın kendi malının derdine düşer de senle uğraşamaz. seni nazarlamaz, seni yıkmak için hileler yapmaz. Kıskançlık gerçekten korkunç bir hastalıktır. Kıskanç insan karşısındakinin elindeki yok olmadıkça huzur bulamaz. Kıskançlık krizlerine girer öyle bir hale gelir ki bazen kıskandığı kişiyi öldürmek ister ve bazen de gerçekten öldürür üstelik bu öz kardeşi de olsa .
TARİHTE KISKANÇLIK
Tarihte ilk adam öldürme kıskançlık yüzünden yaşanmış üstelikte öz kardeş kardeşini öldürmüştür. Bu olay Kuran-ı kerimde şöyle geçmektedir.
AYET:(Maide 27-30)”Onlara Ademin iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat. Hani birer kurban taktim etmişlerdi de Birisinden kabul edilmiş birisinden kabul edilmemişti.Kurbanı kabul edilmeyen kardeş kıskançlık yüzünden and olsun seni öldüreceğim dedi.Diğeri de Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder dedi.Nihayet nefsi onu kardeşini öldürmeye itti . Ve onu öldürdü bu yüzden de kaybedenlerden oldu.” Görüldüğü gibi kıskançlık öyle tehlikeli bir hastalıktır ki öz kardeşini hiç acımadan öldürebiliyor. Bu ayetten de anlıyoruz ki kıskançlık en fazla kardeşler arasında vuku buluyor. Çünkü en fazla çıkar çatışması kardeşler arasındadır. Nitekim Yine peygamber çocukları olan Hz Yakubun oğulları öz kardeşleri Yusufu ölsün diye kuyuya atmışlardır. Bu mesele Kuran-ı kerimde şöyle geçer.
AYET:(Yusuf.7)”Andolsun Yusuf ve kardeşlerinde almak isteyenler için ibretler vardır.Kardeşleri dediler ki Yusuf la kardeşi Bünyamin babamıza bizden daha sevgilidir. Halbuki biz kalabalığız. Şüphesiz ki babamız büyük bir yanlışlık içindedir. Aralarında dediler ki Yusufu öldürün veya onu uzak bir yere atın ki babamızın teveccühü(sevgisi) yanlız size kalsın”. İşte bu ayetlerde bize gösteriyor ki kıskançlık en fazla kardeşler arasındadır..
KISKANÇLIK ÇEŞİTLERİ
Haset çirkin huyların en zararlılarındandır. Bütün insanlarda bulunabilir ancak derece derecedir.Kimi insanda bir an için gelir hemen geçer, kimi insanda ise iyice kalbe yerleşir.Haset genellikle bir nimete karşı olur. Allah(cc) bir insana bir nimet bağışladığı zaman diğer insanda şu iki şeyden biri olur.
1-O nimeti çok görerek o nimetin gitmesini istemek buna HASET etmek denir.
2- O nimetin gitmesini istememek ve o nimetten kendisinin de olmasını istemektir. Buna da GIPTA denir. Gıpta günah değildir. Mümin gıpta eder. Kafir ise haset eder. Gıpta etmek toplumun ilerlemesi için gereklidir de çünkü nimete kavuşmak için çalışma ve gayret vardır. Demek ki burada önemli olan karşındakinin malının yok olmasını istememektir. Yoksa o maldan benimde olsun demek ve olması için çaba göstermek haset olmaz. Günahta olmaz. Gıpta ile haset birbirine karıştırılmamalıdır. Hasetin en ağırı sadece bende olsun başka hiç kimsede olmasın durumudur ki bu son derece tehlikelidir. Haset eden kişinin neyi kıskanacağını kestirmek mümkün değildir. O kadar saçma sapan şeyleri kıskanır ki şaşırırsınız. Toplum tarafından hiç değeri olmayan şeylere de haset edilir. Veya gayet normal şeylere de haset edilir. Mesela eşinizle gayet doğal olarak evinizin bahçesinde oturmuş çay içiyorsunuz. Bunu kıskanan komşu kadınlar vardır. Kıskanç insanın kıskanmayacağı hiçbir şey yoktur. Kaldı ki kıskanç insan sadece kendinde olmayanı değil kendinde olanı da kıskanır. Mesela kendisinin evi vardır. Ama başkasının evini kıskanır. O evin kendi evinden daha güzel veya büyük olması gerekmez. O ev kendi evinden küçük ve adi olsa da O kim ki ev yapıyor. Nasıl yaptı bu maaşla bu evi der kıskanır. Sadece kendisinin evi olmalıdır. Başkasının evi olmamalıdır. Eve arabaya tek layık odur. Başkaları bunlara sahip olmamalıdır. Kendisi herkesten varlıklı olmalıdır. En üstün o olmalıdır. Herkes kendisinden düşkün olmalı herkes ona muhtaç olmalı herkes karşısında eğilmeli ona yalvarmalı oda yardım etmeyerek reddederek egosunu tatmin etmelidir. Bu zevki yaşamalıdır. Demek ki hasit kişiler fakir kişiler değil dünyaya tapan kişilerdir. Allah korkusu olmayan kişilerdir. Mal ve parayı ilah edinen kişilerdir. Kendilerini beğenmiş gururlu kibirli kişilerdir. Kıskançlık sebepleri belki binlercedir. nimet,sevgi,itibar,miras,mevki,güzellik,servet,çevre v.b sebeplerdir. Sayın okurlarım kıskançlığın atom bombasından daha tehlikeli olduğunu söylemiştim. Bunu biraz açmak istiyorum. Bugün bir köy,bir şehir, bir ülke kalkınamıyorsa biliniz ki ilk sebebi kıskançlıktır. Bir köyde muhtar,bir şehirde belediye başkanı, bir ülkede başbakan hizmet yapmak istese muhalefet tarafından hemen engellenir. Sebep çok haincedir. Hizmet eden Muhtar,Belediye başkanı,Başbakan halkın gözünde sevilir ve tekrar seçilir. Seçilmemesi için hizmeti engellenmelidir. İşte olan o köyde ,şehirde ve ülkede yaşayanlara olur.
KISKANCIN ACI SONU
Kıskanç olan kişi kıskandığı şeyin yok olması için elinden gelen her şeyi yapar. Her türlü riske girer,her türlü tehlikeye gözünü kırpmadan atılır.Bu uğurda parasını,malını,vaktini,zamanını, canını,şerefini,haysiyetini her şeyini hiç çekinmeden riske atar. Artık ona odaklanmıştır. Öyle huzursuz olur ki gece sabahlara kadar gözüne uyku girmez. Sanki bir ateş kalbini sarmış cayır cayır yanmaktadır. Öyle bir ateş ki söndürmek mümkün değil. O ateşi söndürmenin tek yolu Kıskanılan şeyin yok olmasıdır. Bu olmayınca kıskanç kişinin morali bozulur. Huzursuzluktan doğru dürüst yemek yiyemez, işiyle ilgilenemez. çoluk çocuğuyla ilgilenemez. İşinden olur ,eşinden olur. Kendini içkiye ve kumara verir kendini perişan eder. Fakat bir türlü kalbindeki kıskançlık ateşi sönmez. serseri mayın gibi ortalıkta dolaşır. kızar, sinirlenir,kırar döker, küfreder Allaha isyan eder. günahkar olur. Hatta kafir olur dinden çıkar. Ama ne yapsa nafiledir. O ateş içinden gitmez. Hatta daha da büyür çünkü uğruna her şeyini işini,eşini,çocuğunu,akrabasını,arkadaşlarını,dostlarını,sağlığını,dünyasını ve ahiretini kaybettiği şey hala karşısında dimdik durmaktadır. O halde artık yapılacak tek şey vardır. Kıskanılan şeyi yok etmek yani karşısındakini öldürmek oda öyle yapar. Kıskandığı kişiyi öldürür. Ve hapse girerek rahatlar. Kıskanç insan gerçekten saatli bomba kadar tehlikelidir. Kıkançlığı yüzünden hapislerde çürüyen binlerce mahkum vardır. Şimdi akla iki soru gelir.
1- kıskancın şerrinden nasıl korunabiliriz.
2- kıskanç olan insan bu dertten kurtulmak için ne yapmalıdır.
1-KISKANÇIN ŞERRİNDEN NASIL KORUNULUR
Kıskancın şerrinden kurtulmak için çareyi Kuran-ı kerim veriyor.
AYET:(Felek.5)(veminşerri hasidin iza haset)”Haset ettiği zaman hasidin şerrinden Allaha sığının.”Görüldüğü gibi kıskançlık son derece tehlikelidir ve zararı son derece fazladır. Yani kıskanan adamın kalbindeki kıskançlık ateşini nasıl söndüreceksiniz. Size vereceği zararı nasıl önleyeceksiniz ki Kıskancın verdiği zararın en hafifi malı veya kişiyi nazar etmektir. Dolayısıyla hem maddi hem de manevi birçok zararları olabilir. O nedenle en önemli tedbir Allaha yalvarmak yakarmaktır.Allaha sığınmaktır. Birde kıskançlık şiddetini azaltmak için çaba gösterilebilir. Mesela onun kıskanacağı malı veya eşyayı veya durumu saklamak , ona göstermemek, Veya ondan bu kişiyi faydalandırmak misal araba aldıysanız onu da arabınıza bindirmek gibi, Ona karşı mütevazi olmak hava atmamak, övünmemek kıskançlık ateşini hafifletebilir. Ama ne yazık ki günümüz insanı her yaptığı işi karşısındakini kıskandırmak için yapmaktadır. Herkes özelliklede kadınlar hava atma peşindedir. Başkalarını kıskandırma peşindedir. Bunu yapmamalıdır. Elimizdeki nimetin birde külfeti olduğunu bu varlığı ele geçirmek için çekilen sıkıntıları , verilen çabaları ve fedekarlıkları anlatmak bu varlığı kazanmak için nasıl gece gündüz çalışmak zorunda kaldığınızı. Ne kadar büyük borca girdiğinizi anlatmakta fayda vardır. Unutmayalım ki kıskançlık bir hastalıktır. Bizlerde bu hastaların iyileşmesi için çaba göstermeliyiz. Atalarımız fırından aldıkları ekmeği bile gizleyerek taşırdı neden? Evine ekmek götüremiyen kıskanmasın diye Ama bugün biz ne yapıyoruz. Başkalarını kıskandırmak için milyarlarca borca girip lüks arabalar almakta , hava atmak için sürekli evin eşyasını değiştirmekte israf etmekteyiz. Bu da toplumu israfa teşvik etmekte toplumda huzur kalmamaktadır.
Halbuki peygamberimiz(sav) ve sahabiler ve onlardan sonraki alimler,evliyalar, zenginler fakirin evinde olmayan bir şeyi kendi evlerine koymamışlar, fakirin binemediği bineğe binmemişler. Fakirin yemediği yemeği sofralarına koymamışlardır.Daima fakire mütevazi davranmışlar onları küçük görmemişlerdir. Her zaman onların yanında olmuş onlara yardım etmişlerdir. Böylece o korkunç atom bombasından tehlikeli kıskançlığı önlemişlerdir. Halbuki bugün böyle midir? maalesef böyle değildir. Kıskanç insana nasihat etmeli, bu dünyanın gelip geçici olduğunu malın,güzelliğin,makamın,her şeyin geçici olduğunu anlatmak gerekir.
2-KISKANÇ OLANLAR BU HASTALIKTAN NASIL KURTULUR
Kıskanç olan insan bu hastalıktan nasıl kurtulur. Kıskanç olan insan ilk önce her şeyin geçici olduğunu kafasına yerleştirmelidir. Ve şu ayeti sürekli aklında tutmalı unutmamalıdır.
AYET:(Enam.32)”Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka birşey değildir. Allahtan korkanlar için ahiret yurdu. elbette daha hoştur. güzeldir.”Yine başka bir ayet
AYET:(Hadid.20)”Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlilikten ibarettir.” İşte insan bu dünya hayatının ve içindeki nimetlerin geçici olduğunu hatırından çıkarmazsa kıskançlığı azalabilir. Her nimetin ayrı ayrı hesabının verileceğini bu nimetin nasıl kazanıldığını,nasıl harcandığını, zekatının verilip verilmediğini.nerelere harcandığını mutlaka soracağını aklından çıkarmamalıdır.Ayrıca şöyle düşünmelidir. Çok şükür akrabam,arkadaşım,dostum , komşum bana muhtaç değil onlar muhtaç olsalar onlara yardım etmek zorunda kalacaktım. Yardım etmesem hem vicdanım,hem toplum hem de Allah katında mesul olacaktım. Bunu da düşünmesem bile benim mallarımda gözleri olduğunu sanıp malımı nazarlamalarından,çalmalarından veya zarar vermelerinden korkacaktım ,çekinecektim, tedirgin olacaktım.Rahatım huzurum kaçaçaktı. Servet insana meşguliyet,ızdırap,çalışma,korku,stres verir. Atalarımız Allah benden önce komşuma versin boşuna dememişlerdir. Olandan zarar gelmez. Komşunda araba varsa kıskanacağına memnun ol hasta olursan seni hastaneye götürür. belki gezmeye götürür. Yolda kalırsan arabasına alır. Sana hiçbir faydası olmasa bile sana yük olmaz senden araba istemez, onu hastaneye getirip götürmek zorunda kalmazsın, yolda kalırsa almak zorunda kalmazsın, En önemlisi de senin arabana heves edip nazarlamaz. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Kıskançlığı önleminin bir başka yolu dertsiz insanın olamayacağını herkesin kendine göre bir derdi olduğunu herkesin imtihanın başka başka olduğunu bilmektir. Hz. süleyman(as) zenginlikle,makamla,şöhretle imtihan edildi. Öteki peygamberler fakirlikle imtihan edildiler. Dolayısıyla zenginlerinde nice dertlerinin olabileceğini hatırdan çıkarmamalıdır. Mesela Sakıp sabancının tek oğlu felçli idi Bütün televizyonlara beyanat verdi. Dedi ki Benim oğlumu kim araba sürecek kadar iyileştirirse bütün arabalarımı ona bağışlayacağım. Ve bunu noter huzurunda yapacağım. Demek ki Türkiyenin en zengini olmak birşey ifade etmiyor. Çocuğun sağlam olmadıkça. Yine en zenginlerimizden Vehbi koç 3 öğün sadece haşlama patetes yiyebilirdi oda sadece 4 adet demek ki zenginlerin derdi var. Hele zenginlerin derdi gerçekten çok gece uyku yok yarınki çekim ne olacak acaba çekimi senedimi ödeyebilecekmiyim. Acaba malım çalınır mı, velhasıl gece uyku yok sabah koşturma stres sıkıntı çalışma bayram yok tatil yok ha babam çalış. Fakir gerçekten haline şükretmelidir. Kaldı ki kazanılan bu malın ayrıca hesabı vardır. Dolayısıyla haline şükretmek insanın kıskanmasını önler.Kıskançlığın başta ayetlerde belittiğimiz gibi şeytanın işi olduğunu ,kafirlerin işi olduğunu, katillerin işi olduğunu hatırlayıp yarabbi beni bu korkunç kıskançlık hastalığından kurtar diye dua etmelidir.Belki bu sayede kıskançlık hastalığından kurtulunur. ve şu dua yapılmalıdır.Yarabbi bana hikmet ver ,beni iyiler arasına kat,Yarabbi kalbime genişlik ve ferahlık ver.Beni nefsimin ve şeytanın şerrrinden muhafaza eyle diye dua etmelidir.
HASETİN SEBEPLERİ
HADİS:(layectemiğulimanu vel hasedu fi kalbi ğabdin ebeda)”İmanla kıskançlık kulun kalbinde asla bir arada bulunmaz. Biri girerse öteki çıkar”(Buhari- Müslim) Bu hadisi şeriften de anlaşılacağı gibi kıskanç insan imansız insandır.
HADİS:”Haset imanı ifsat eder.” Yani imanı bozar kişiyi imandan çıkarır.
HADİS:”Birbirinize buğz etmeyiniz. birbirinize haset etmeyiniz.birbirinize sırt çevirmeyiniz.yek diğerinizle alakayı kesmeyiniz. Ey Allahın kulları kardeş olunuz.”’
HADİS:(emyehsurune ennase ala ma ata humullah)”Hasetten sakının zira haset ateşin odunu yakıp kül ettiği gibi amelleri yakıp kül eder.” Bu hadiste haset eden kişinin yapmış olduğu bütün ibadetlerin sevapların hayırların tamamen yok olacağı bildirilmektedir.”
HADİS:”Sizden önceki kavimlerin hastalıkları olan kıskançlık ve kin besleme hastalığı sizlere de bulaştı. Bunlar bir cemiyetin dirlik ve düzenini kökünden kazıyan keskin bir usturaya benzer.Ustura demekle elbette sizin saçlarınızı kazır demek istemiyorum. Bu kötü huylar dinininizi kökünden kazıyacaktır. Canım kudret elinde olan Allaha yemin ederim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz. birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. (buharı- Müslim.)
KISKANCIN BAŞINA GELECEK FELAKETLER
1-Kıskançlık ibadet ve taatin sevabını kaldırır.
2Kötülük yapmaya sürükler.dedikodu,alayetme,yalan,iftira,küfür,nazar, gibi
3-Peygamberimizin şefaatinden mahrum olur.
HADİS:”kıskançlık eden bizden değildir.”
4-Cehenneme girer
5-Başkalarına zarar verir.
6-Kederlenir üzülür,strese girer kendine zarar verir.
7-Kıskançlık kalbi öldürür.
8-Kıskanç kimse hiçbir alanda başarılı olamaz.
Herkesi memnun etmek mümkündür ancak kıskancı memnun etmek asla mümkün değildir.Zira o kıskandığı şey yok olmadıkça memnun olmaz.
Haset etmenin 7 sebebi vardır.
1-Düşmanlık: herhangi sebeple düşman olan kişi düşmanını kıskanır.
2-Kibir: Kibirli olanlar kıskançtırlar.
3-İşini gördürme hizmet ettirme : Emrinin altındakinin emrinden çıkacağını sanıp kıskanırlar.
4- Piyango çıkanlarları kıskanılır.
5-Aynı şeyi paylaşanlar: iki kardeş iki kuma gibi. bunlar birbirini kıskanırlar.
6-En üst kademede olma arzusu: Bu kişiler kendi seviyelerinde olanları müthiş kıskanırlar.
7-Nefsi emmare sahibi olanlar: Bu kişiler heva ve heveslerini kendilerine tanrı edinmişlerdir. Hasetlik,kin ve her türlü şer kanlarına işlemiştir. herkesi ve herşeyi kıskanırlar.
EDEN KENDİNE EDER
Kıskançlıkla ilgili iki hikaye anlatıp bitirmek istiyorum. Alimin birisi padişah tarafından çok iltifat görmekte bu da padişahın vezirini kıskandırmaktadır. Vezir bir gün padişaha der ki padişahım o alime çok değer veriyorsun ama o senden iğreniyor. Tekrar gelirse dikkat et bak sana yaklaştığı zaman eliyle burnunu kapatacaktır. der. Sonra alimin yanına gider. Alimi yemeğe davet eder ve ona ısrarla sarmısak yedirir. Yemekten sonra da tembih eder der ki sakın ha padişahın yanına yaklaşma sarmısak kokusundan nefret eder der. Padişah alimi çağırır. Alim huzura gelir. Padişah yaklaş bakalım der. Fakat alim yaklaşmak istemez. Israr edince eliyle ağzını kapatır. Öylece padişaha yanaşır. Padişah vezir haklıymış bu beni iğreniyor der. Alimin eline bir zarf verir. Bunu falanca kişiye ver sana hediye verilecek der. Alim sevinçle dışarı çıkar. Dışarıda vezir o zarf nedir diye sorar alimde padişahın yaptığı hareketten çok hoşlandığını sarmısak kokusunu ona geçirmediğim için çok memnun kaldığını bu nedenle de bu zarfı falancaya getirip hediye almamı söyledi der. Vezir alime sen padişahtan her zaman hediye alırsın zarfı bana ver der alim veziri kırmaz. Zarfı vezire verir. Bir zaman sonra alim padişahın huzuruna varır. Padişah şaşırır. Alime zarfı ne yaptın diye sorar. Alim zarfı vezirin istediğini ona verdiğini söyler.Padişah der ki zarfın içinde ne yazdığını biliyor musun Hayır bilmiyorum der. Zarfın içinde bu zarfı getireni öldür diye yazıyordu. Vezir öldü der. Sonra niçin ilk seferde benden iğrendin de şimdi iğrenmiyorsun diye sorar. Alimde durumu anlatır. Vezirin kendisine sarmısak yedirdiğini sonrada sakın padişahın yanına yaklaşama dediğini söyler. Padişah oh olmuş kendi kazdığı tuzağa düştü diyerek hem padişah hem alim şükrederler. İkinci hikayede şudur.
Komşunun biri komşusunu aşırı kıskanmaktadır. Bir gün tarlaya giden komşusuna börek yapar ve böreğin içine zehir koyar. Komşusu tarlaya gider. Tarlada çalışırlarken komşunun askerde olan oğlu tarlaya uğrar. Kendilerine aç olduğunu söyler. Onlarda annesinin kendilerine börek hediye ettiğini onu yiyebileceğini söylerler. Genç böreği yer ve ölür. Akşam komşu eve gelince komşusuna oğlunun askerden geldiğini tarlaya uğrayıp verdiği böreği yediğini söyler. Komşu kendi elleriyle kendi oğlunu zehirlemiştir. Evet sayın okurlarım kıskanç insanlar en fazla kendilerine ve çevrelerine zarar verirler. Duayla konuyu bitirmek istiyorum. Yarabbi kıskançlıktan ve kıskançların şerrinden bizleri muhafaza eyle. Dedikodu,nazar,iftira,yalan,gibi maddi ve manevi şerlerden sana sığınıyoruz bizleri muhafaza eyle yarabbi.